Çağımız dünyası, hızla değişen doğadan uzak yaşam koşulları, artan belirsizlikler, her ihtiyacımız için mevcut bulunan onlarca seçenek arasında karar verme süreçleri, her sabah uyanır uyanmaz yaşadığımız uyaran bombardımanı ve her gün kendimizden biraz daha uzaklaşmak, bireylerin psikolojik sağlığını önemli ölçüde etkiliyor. Bu bağlamda anksiyete, pek çok insanın yaşamını derinden etkileyen yaygın bir psikolojik durum olarak karşımıza çıkıyor. Peki, anksiyete nedir, belirtileri nelerdir ve nasıl başa çıkılabilir?
Anksiyete, gelecek belirsizliği ve potansiyel tehlikeler hakkında duyulan kaygı ve korku duygusudur. Herkesin hayata dair hissettiği bazı endişeler vardır. Bu durum, son derece normal bir tepkidir; ancak endişenin dozu kaçtığında, bireyin günlük yaşamını oldukça olumsuz etkileyebilir. Anksiyete bozuklukları, genel anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu ve belirli fobiler gibi çeşitli formlarda ortaya çıkabilir.
Anksiyetenin belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Ancak genel olarak şu belirtiler sıkça görülür:
Fiziksel Belirtiler: Kalp çarpıntısı, terleme, titreme, baş dönmesi, mide bulantısı, dengesizlik hissi, beyinde uyuşma hissi, ellerde uyuşma, nefes açlığı.
Duygusal Belirtiler: Sürekli endişe hali, huzursuzluk, kontrol kaybı hissi, kötü bir şey olacağı korkusu, dehşete kapılma.
Davranışsal Belirtiler: Sosyal ortamlardan kaçınma, belirli durumları aşırı değerlendirme, gündelik aktivitelerde zorluk, girilen her ortamda ya da bir ortama girmeden önce zihinde hızlıca yapılan risk analizi.
Anksiyete ile başa çıkmanın çeşitli yolları bulunmaktadır:
Farkındalık ve Meditasyon: Zihin ve bedenin bağlantısını güçlendiren teknikler, anksiyete belirtilerinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Meditasyon, derin nefes alma ve yoga gibi uygulamalar, zihinsel sakinlik sağlar. Özellikle mindfulness teknikleri oldukça etkili olabilmektedir.
Fiziksel Aktivite: Düzenli egzersiz yapmak, spor sonrası salgılanan endorfinin psikolojik sağlık açısından oldukça olumlu etkisi bulunmaktadır. Yürüyüş yapmak, koşmak veya herhangi bir spor dalıyla uğraşmak anksiyete üzerinde olumlu bir etki yaratabilir.
Sağlıklı Beslenme: Dengesiz ve yetersiz beslenme, ruh hali üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Omega-3 yağ asitleri, magnezyum ve B vitaminleri gibi besin maddeleri, anksiyete düzeylerini düşürmeye yardımcı olabilir. Buna ek olarak, kullanılan bazı zayıflama ilaçları, aşırı kafein tüketimi, sigara, alkol ve bazı takviyeler panik atağa sebebiyet verebilmektedir. Ailede anksiyete öyküsü taşıyan bir birey varsa, böyle takviyeler kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.
Sosyal Destek: Kişiler arası iletişimin önemi her geçen gün yapılan çalışmalarla daha fazla ortaya çıkmaktadır. Yalnız bireylerin psikolojik rahatsızlık yaşama ihtimallerinin çok daha yüksek olduğu görülmektedir. Arkadaşlar ve aile ile zaman geçirmek, yalnızlık hissini azaltarak anksiyete ile başa çıkmada önemli bir rol oynar. Destek grupları ve profesyonel danışmanlık da ayrıca anksiyete üzerinde oldukça faydalı olabilir.
Profesyonel Yardım: Uzman bir terapist veya psikologdan yardım almak, anksiyete ile başa çıkmada etkili bir yöntemdir. Bilişsel davranışçı terapi gibi yaklaşımlar, olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmeye yardımcı olur. Terapist ile birlikte oluşturulan tedavi planı istikrarlı bir şekilde sürdürüldüğünde, birkaç seans içerisinde büyük ölçüde rahatlama sağlayabilmektedir.
ikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocuklar ve yetişkinler arasında yaygın olarak görülen, dikkat, dürtü kontrolü ve hiperaktivite ile karakterize edilen bir nörogelişimsel bozukluktur. Bu bozukluk, bireylerin akademik, sosyal ve duygu
DetayPost-travmatik stres bozukluğu (PTSD), bireylerin yaşadıkları travmatik durumların ardından oluşabilen, uzun süreli anksiyete ve duygusal rahatsızlık belirtileri ile karakterize edilen bir mental sağlık durumudur.
DetayObsesif kompulsif bozukluk (OKB), bireylerin istenmeyen, rahatsız edici düşünceler (obsesyonlar) ile bu düşünceleri hafifletmek amacıyla yaptıkları tekrarlayıcı davranışlar (kompulsiyonlar) arasında sıkışıp kaldıkları bir zihinsel sağlık durumudur.
DetayÇağımız dünyası, hızla değişen doğadan uzak yaşam koşulları, artan belirsizlikler, her ihtiyacımız için mevcut bulunan onlarca seçenek arasında karar verme süreçleri, her sabah uyanır uyanmaz yaşadığımız uyaran bombardımanı, her gün kendimizden bir
DetayDepresyon, psikolojik sağlık alanında önemli bir yer tutan ve dünya genelinde milyonlarca insanı olumsuz etkileyen psikolojik bir bozukluktur. Depresyon, sadece bireyi psikolojik olarak negatif yönde etkilemekle kalmaz, aynı zamanda genel günlük iş
Detayvlilik, birçok insan için hayatın en önemli ve anlamlı adımlarından biridir. Evlilik kararı hayat boyunca verilebilecek en çok hassasiyet gerektiren birkaç karardan biri olduğundan, gerekli hassasiyetin gösterildiğinden emin olunmalı.
DetayDisleksi, nörogelişimsel bir bozukluk olarak kabul edilir. Özgül öğrenme güçlüğü (ÖÖG), bireylerin belirli akademik becerilerde, özellikle okuma, yazma veya matematik gibi alanlarda, beklenen düzeyde öğrenme ve performans gösterememesi durumudur.
DetayBez bırakma dönemi ebeveynler için oldukça sancılı, yorucu ve zorlayıcı bir dönem olabilmektedir. Bu kararı verdikten sonra yaşanılan zorluklar neticesinde bazen aileler acaba acele mi ettim, tekrar beze dönersem çocuğum nasıl etkilenir şeklinde so
DetayOtizm Spektrum Bozukluğu (OSB), bireylerin sosyal etkileşim, iletişim ve davranışlarında farklılıklar gösterdiği nörogelişimsel bir durumdur.
DetayBebeklikte konuşma sürecinin başlaması, bireysel gelişim sürecine bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu durum çevresel faktörler, cinsiyet, genetik miras gibi etkenlerin neticesinde de her bebekte farklı ilerleme gözlemlenebilmektedir.
DetaySosyal fobi, bireylerin diğer insanlarla karşılaşabileceği ortak alanlarda kaygı ve korku hissetmelerine yol açan psikolojik bir rahatsızlıktır.
Detay