
Bebeğin Dil Gelişimi: Eyvah Bebeğim Konuşmuyor!
Bebeklikte konuşma sürecinin başlaması, bireysel gelişim sürecine bağlı olarak değişiklik
gösterir. Bu durum çevresel faktörler, cinsiyet, genetik miras gibi etkenlerin neticesinde de
her bebekte farklı ilerleme gözlemlenebilmektedir. Ancak genel olarak, belirli yaş aralıkları
ve gelişim aşamaları vardır. İşte bebeklikte konuşmanın başlamasıyla ilgili önemli noktalar ve
dikkat edilmesi gereken işaretler:
Gelişimsel Aşamalar
0-3 Ay: Bebekler, bu dönemde gülümseme, ses çıkartma ve göz teması gibi sosyal
etkileşimlerde bulunurlar.
4-6 Ay: Bebekler, sesleri taklit etmeye başlar. "Aaa", "baa" gibi basit sesler
çıkarabilirler.
7-12 Ay: Bebekler, "mama", "dada" gibi kelimeleri ilk kez kullanmaya başlayabilir.
Ayrıca, isimlere tepki verme ve ses tonlarına duyarlılık gösterme gelişir.
12-18 Ay: Çocuklar genellikle ilk kelimelerini söyler (örneğin "anne", "baba").
Yaklaşık 10-20 kelime kullanabilirler.
18-24 Ay: Kelime dağarcığı hızla genişler. İki kelimeli basit cümleler (örneğin, "baba
gel") kurabilirler.
Bebeğinizin dil gelişimi ile ilgili olarak eğer aşağıdaki durumlar gözlemleniyorsa, bebeğiniz
için bir uzmandan yardım almak önemlidir:
12 Ayda Hiç Kelime Söylememe: 12 ayına geldiğinde hala tek kelime söylemiyorsa.
18 Ayda 10'dan Az Kelime Kullanma: 18 aylıkken 10'dan fazla kelime
kullanmıyorsa.
2 Yaşında İki Kelime Cümleleri Kullanamama: 24 aylıkken basit iki kelimeli
cümleler kuramıyorsa.
Seslere Tepki Vermeme: Sesli uyarıcılara (isim seslenmesi, müzik gibi) tepki
vermiyorsa.
İletişim Gelişiminde Geri Kalma: Sosyal etkileşim, göz teması ve jestlerle iletişim
kurmada belirgin bir zorluk varsa.
Her bebek, büyüdüğü çevresel koşullara, genetik özelliklerine ve doğuştan getirdiği
özelliklere göre farklı hızda gelişir, ancak yukarıdaki işaretler dikkate alındığında, erken
müdahale ve destek almak, uzmana danışmak ve süreci uzman ile birlikte ilerletmek;
konuşma ve dil gelişimini destekleyebilir.
Depresyon, psikolojik sağlık alanında önemli bir yer tutan ve dünya genelinde milyonlarca insanı olumsuz etkileyen psikolojik bir bozukluktur. Depresyon, sadece bireyi psikolojik olarak negatif yönde etkilemekle kalmaz, aynı zamanda genel günlük iş
DetaySosyal fobi, bireylerin diğer insanlarla karşılaşabileceği ortak alanlarda kaygı ve korku hissetmelerine yol açan psikolojik bir rahatsızlıktır.
DetayPost-travmatik stres bozukluğu (PTSD), bireylerin yaşadıkları travmatik durumların ardından oluşabilen, uzun süreli anksiyete ve duygusal rahatsızlık belirtileri ile karakterize edilen bir mental sağlık durumudur.
DetayBebeklikte konuşma sürecinin başlaması, bireysel gelişim sürecine bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu durum çevresel faktörler, cinsiyet, genetik miras gibi etkenlerin neticesinde de her bebekte farklı ilerleme gözlemlenebilmektedir.
DetayObsesif kompulsif bozukluk (OKB), bireylerin istenmeyen, rahatsız edici düşünceler (obsesyonlar) ile bu düşünceleri hafifletmek amacıyla yaptıkları tekrarlayıcı davranışlar (kompulsiyonlar) arasında sıkışıp kaldıkları bir zihinsel sağlık durumudur.
Detayvlilik, birçok insan için hayatın en önemli ve anlamlı adımlarından biridir. Evlilik kararı hayat boyunca verilebilecek en çok hassasiyet gerektiren birkaç karardan biri olduğundan, gerekli hassasiyetin gösterildiğinden emin olunmalı.
Detayİnsanlar yaşamsal olarak ihtiyaçları olan vitamin ve mineralleri almak için her gün bedenlerini beslemek zorundadırlar.
DetayÇağımız dünyası, hızla değişen doğadan uzak yaşam koşulları, artan belirsizlikler, her ihtiyacımız için mevcut bulunan onlarca seçenek arasında karar verme süreçleri, her sabah uyanır uyanmaz yaşadığımız uyaran bombardımanı, her gün kendimizden bir
DetayDisleksi, nörogelişimsel bir bozukluk olarak kabul edilir. Özgül öğrenme güçlüğü (ÖÖG), bireylerin belirli akademik becerilerde, özellikle okuma, yazma veya matematik gibi alanlarda, beklenen düzeyde öğrenme ve performans gösterememesi durumudur.
DetayBez bırakma dönemi ebeveynler için oldukça sancılı, yorucu ve zorlayıcı bir dönem olabilmektedir. Bu kararı verdikten sonra yaşanılan zorluklar neticesinde bazen aileler acaba acele mi ettim, tekrar beze dönersem çocuğum nasıl etkilenir şeklinde so
Detayikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocuklar ve yetişkinler arasında yaygın olarak görülen, dikkat, dürtü kontrolü ve hiperaktivite ile karakterize edilen bir nörogelişimsel bozukluktur. Bu bozukluk, bireylerin akademik, sosyal ve duygu
Detay